Big Brother is Watching You; Hawthorne Etkisi

Gamze Şakrak
Editör

1930’ların sonlarında Western Elektrik Şirketi Chicago yakınlarındaki Hawthorne fabrikasında çalışan işçilerin üretkenlik düzeyini incelemek için bir araştırma başlattı. Elton Mayo önderliğinde bir grup psikolog, 6 yıl boyunca araştırmalar yaptı ve bu deneylerde işçiler çeşitli ortam şartlarında gözlemlendi.

Deneylerden birisi ‘ışıklandırmayı artırmanın üretkenliği olumlu yönde etkilemesi’ hipotezini test ediyordu. Araştırmacılar ilk olarak üretkenliği ve ürünü ölçtüler. Sonra ise aydınlatmayı arttırıp bu verileri ikinci kez kontrolden geçirdiler. Üretkenlik artmış ve hipotezi destekleyen bir sonuç ortaya çıkmıştı.

Araştırma ekibi aydınlatmayı azaltarak yeni bir test daha gerçekleştirdi ve üretkenliğin artmaya devam ettiğini fark etti. Araştırmacılar, bu sonuç karşısında neye uğradıklarını şaşırdı!

Çalışma süresi, molalar ve ücretlendirme sisteminde yapılan değişiklikler gibi konulara da değinerek deneylerine devam ettiler. Ancak, hiçbir unsurun verimliliği önemli ölçüde etkilemediği ortaya çıktı.

Sonuçların neden beklenilenden farklı çıktığı işçilerle yapılan mülakat neticesinde anlaşıldı; çalışanların tutumları, birileri onların çalışmalarını inceliyor olduğunda değişiyordu.

Işıklar azaltıldığında ya da çalışma şartları daha da güç hale getirildiğinde verimliliğin azalması gerekirken artmasının nedeni insanın sosyal bir varlık olması ve çalışma grubundan etkilenmesiydi.

İşçiler, gözlemlendiklerini bildikleri için verimliliği düşürmek yerine daha da artırmış ve böylece işlerini kaybetmeyeceklerini düşünmüşlerdi. Bunu yaparken çalışanlar birbirini etkilemiş ve grubun performansını daha da artırmışlardı. Bu durum ise Hawthorne etkisi olarak bilinmeye başlandı.

O Eski Hawthorne’den Eser Yok Şimdi

Hawthorne etkisini 21. yüzyılın şartlarında ele alalım. Buna 21. yüzyılın Hawthorne’a etkisi de diyebiliriz aslında.

Yaşamımızı görünür hale getiren Instagram, Twitter, LinkedIn, TikTok gibi mecralarda takipçilerimiz ve sinsi stalker’larımız tarafından “izlendiğimizin” farkındayız! Buradan beni benden iyi tanıyan sabit stalker’larıma da selam gönderiyorum…

Hayatımızın akışını etkileyen takipçilerimiz olmasaydı o popüler kafeye gidip o kahveyi içer miydik? O çok konuşulan makarnacıya gidip karton tabakta makarna yerken poz verir miydik? Bunun farkına varınca dümdüz salçalı makarna yapmak için mutfağa gidip kettle’ın tuşuna bastınız bile değil mi? Hadi itiraf edin, yabancı yok.

İşte Hawthorne etkisi tam olarak burada devreye giriyor, izlendiğini fark eden insanlar daha iyi olabilmek için çabalamaya başlıyor. Yukarıda 7 paragraf boyunca anlattığım deneyi bu örnekle anladıysanız size de büyük bir alkış gerçekten…

Peki Size Sorsam, Sizin Hawthorne’ünüz Nedir?

Siz, yapılan bu deney ve 21. yüzyılda insanların sosyal medyadaki görünürlüğü hakkında ne düşünüyorsunuz? Çalışırken izleniyor olmanız çalışma veriminizi etkiler mi yoksa şartlar daha mı öncelikli?

Sosyal medya kullanımınızda takipçilerinizin sizi izliyor olması paylaşımlarınızı etkiliyor mu?

Paylaş

Benzer Yazılar

Kriz ve Afet Durumlarında Sosyal Medya Kullanımı ve Yönetimi

Kriz ve afet durumlarında sosyal medya kullanımı ve yönetimini sağlayabilmek, güvenli bir akış oluşturmak ve...

13 Mart 2023

Instagram CEO’sundan Fotoğraflar için Geri Dönüş Açıklaması: Eskisi Gibi Ön Plana Çıkacak

Özellikle geçen yıl Instagram, TikTok ile yarışabilmek için kendi vizyonundan çıkarak görsellerden çok Instagram videolarına...

25 Ocak 2023

Chat GPT-3 Yapay Zekanın Doruk Noktası

GPT-3, kapsamlı öğrenme yöntemleri kullanarak insanlarla benzer metinler yazabilen bir yapay zeka dil modelidir. GPT...

24 Ocak 2023

Beraber Çalıştığımız Markalar

Bi' merhaba deyin

E-posta gönderin veya iletişim formumuzu doldurun.
Size en kısa zamanda dönüş yapalım.

İletişim formu