Clubhouse Dosyası #2-Kulübün Işıkları Neden Bu Kadar Hızlı Söndü?

Gamze Şakrak
Editör
Bu yazı ilk olarak Fortune Türkiye Haziran 2021 sayısında yayınlanmıştır.

Yılın ilk aylarında son zamanların en önemli pazarlama olaylarından biri olarak görülen Clubhouse’un sektörde yarattığı rüzgar yılın ortasını bile göremeden dindi. Geçtiğimiz ayın sonunda Android kullanıcılarına kapısını açan uygulama neden bir anda saman alevine dönüştü? Yolunda gitmeyen neydi?

2020 yılının Nisan ayında Alpha Exploration Co. tarafından piyasaya sürülen ve pandeminin de yadsınamaz etkisiyle aradan bir yıl bile geçmeden aynı yılın Aralık ayında 600 bin kayıtlı kullanıcı sayısı açıklayan Clubhouse’un Türk kullanıcıları tarafından keşfedilmesi çok da uzun bir zaman almadı. 2021 yılı Ocak ayı itibariyle Türkiye’deki kullanıcı sayısını artırmaya başlayan sosyal ağ, Şubat, Mart aylarında kulaktan kulağa yayılan ve en fazla konuşulan sosyal medya fenomenlerinden birine dönüşmüştü bile. Uygulamanın sadece iOS kullanıcılarına açık olması ve nispeten “eski moda” olarak tabir edilebilecek davet sistemiyle kullanıcı kabul ediyor olması bir yandan penetrasyon anlamında bariyer oluştururken diğer yandan yarattığı gizem nedeniyle daha fazla merak edilebilir bir medya olmasını sağladı.

Türk kullanıcılar arasında Clubhouse hızla yayılırken çok geçmeden influencer’lar, medya kuruluşları, celebrity’ler ve elbette markalar platformda kendine sağlam bir yer edinme telaşına düştü. Pandemi nedeniyle günlerini, haftalarını hatta belki de aylarını evde geçirmek zorunda kalan bireysel kullanıcılar için Clubhouse deyim yerindeyse bir “ilaç” gibi geldi. Gerçek insanlarla gerçek sohbetler etmeye hayli acıkmış kullanıcılar kendilerine sunulan bu “sanal mikrofonun” başında saatler geçirmeye dünden razıydılar. Uzun zamandır özlemini çektikleri sosyalleşme, kendini ifade etme, yeni birileriyle tanışma ve yeni bir mecrada kimlik inşa etme gibi ihtiyaçları karşılayacakları yeni bir alan vardı. Peki ya diğerleri?

Konuya pazarlama bakış açısından bakıldığında ise tablo bu kadar parlak değildi. Çünkü Clubhouse sektör profesyonellerinin yıllardır süregelen kaygısının yeniden tetiklenmesine neden oldu…

Trend mi Yoksa Geçici Bir Heves mi?

Evet, sektör bu soruyu kendine ilk kez sormadı elbette. Ancak pandemi gibi kaynakların oldukça kısıtlı olduğu ve daralmış bütçelerle efektif işlerin yapılmaya çalışıldığı bir dönemde bu soru biraz daha önem kazandı. Pandemi nedeniyle son bir yılda ses ve görüntüyle iletişim kurma becerilerimizin geliştiği, podcast ve Discord gibi bugüne kadar nispeten gölgede kalmış mecraların kullanıcı sayısını artırdığı bir dönemde ortaya çıkan Clubhouse, mükemmel zamanlamasıyla bu rüzgarı arkasına alıp “yeni nesil pazarlamanın” kapılarını açacak bir platform muydu yoksa Android kullanıcılarının gelmesine fırsat bile kalmadan solup gidecek bir heves miydi?

Bu sorular toplantı odalarında, dost meclislerinde ve elbette Clubhouse odalarında uzun uzadıya tartışılırken, “media first” işlere imza atmak isteyen marka ve ajanslar ilk case’lerini ortaya koymaya başladı. Kısa sürede furyaya yeni markalar eklendi ve Clubhouse çok geçmeden bir “markalı içerik” mecrasına dönüştü. Ancak hikayenin ilginç yanı tam olarak burada başladı. Çünkü Clubhouse belki de bugüne kadar diğer hiçbir platformda görmediğimiz kadar hızlı bir şekilde düşüş trendine geçti. Üstelik gemiyi ilk terkedenler de sürecin başında en hevesli olan kitle yani pazarlamacılar oldu. Uzun saatler süren tartışmalar azalarak bitti, markalar elini ayağını çekti, konu fikir toplantılarının gündeminden çıktı ve yavaş yavaş hesaplar kapanmaya başladı.

Bu yazının yayına hazırlandığı Mayıs ayı sonu itibariyle Clubhouse, Android kullanıcılarının belki de aylardır beklediği haberi verdi. Ancak Türk kullanıcıları için bu bir nebze geç verilmiş bir haber olarak görülmeye başlandı. Çünkü Clubhouse Türk kullanıcılar için bir heves olmaktan öteye geçemediğini çoktan ispat etmişti. Peki Clubhouse’u sadece birkaç ay içinde “son yılların en büyük pazarlama trendi” klasmanından “saman alevi”ne düşüren nedenler neler oldu? Yolunda gitmeyen şey neydi?

Clubhouse Sevildi Fakat Aşık Olunmadı

Rafineri Stratejik Planlama Direktörü Can Çalışkan, başlarda bu yeni teknolojinin yaratıcı kullanımlarını keşfetmenin oldukça ilgi çekici olduğunu anlatıyor. “Platform elindeki teknolojinin deneme tahtası olarak lanse edildi. Kalıp bir oyun hamuru gibi” diyor Çalışkan ve ekliyor: “O dönemde en büyük sohbet konusu ‘burada ne yapılır’ üzerineydi. Herkes içeride platforma uygun formatlar denemenin ve deneyimlemenin heyecanını doyasıya yaşadı. Sonra ne oldu derseniz, teknoloji sevildi fakat Clubhouse’a aşık olunmadı. İnsanlar Instagram veya Twitter da bu hizmeti sunacaksa başka bir uygulamaya gerek var mı bilemedi.”

Bundan böyle Clubhouse’u takvimli veya spontan sesli etkinlikleri hayatımıza sokmasıyla hatırlayacağımızı düşünen Çalışkan, “Aynı Meerkat’i gibi” diyor ve ekliyor “Onu da eğer hatırlıyorsanız!”

Aksiyon Almakta Geç Kalıyor

Girişimci ve Dijital Strateji Danışmanı Özgür Alaz, Clubhouse’un elde ettiği başarıda sahip olduğu davetiye sisteminin büyük bir etkisi olduğunu düşünenlerden. Platformun ilk doğduğu günlerde silikon vadisi elitlerinden başlayarak adım adım herkesin yer almak istediği bir yer haline dönüştüğünü hatırlatan Alaz böylesine olumlu bir başlangıca karşın yapılan gelinen noktanın nedenlerini şöyle yorumluyor: “Clubhouse, büyük sosyal ağların yanında hala ekip ve kaynak olarak çok küçük” diyor ve uygulamanın kendisine milyonlarca kullanıcı kazandırabilecek Android uygulamasını aylar sonra geliştirmesinin negatif etkisine vurgu yapıyor. Aynı şekilde, büyümeyi korumayı sağlayabilecek, ödüllendirme programları, marka iş birlikleri gibi konulara henüz sıra bile gelmedi.”

Evde Geçirilen Zaman Azaldıkça İlgi de Azaldı

PepsiCo Dijital Strateji, Transformasyon ve İnovasyon Pazarlama Müdürü Volkan Budak, uygulamanın yaşadığı hızlı yükseliş ve arkasından gelen hızlı düşüşün birçok farklı nedeni olabileceğini savunuyor. Bir yandan tıpkı Özgür Alaz gibi alınmakta gecikilen aksiyonların etkisinden bahseden Budak’a göre, pandeminin etkisinin azalması ve hayatların yavaş yavaş normale dönmeye başlamasının da ilginin azalmasında önemli bir payı var. Bir sosyal ağa ilişkin stratejik yaklaşımlar geliştirebilmek için platformu, kullanıcı kitlesini tam olarak anlamanın ve datalara sahip olmanın kritik olduğunu söyleyen Budak, tam da bu nedenle hayata geçirilen projelerin bütünleşik yaklaşımlar olmaktan uzak olduğunu düşünüyor.

“Yeni bir etkileşim biçiminin beta sürümüydü”

Can Çalışkan / Rafineri Stratejik Planlama Direktörü

Clubhouse, bir yandan dijital sesli etkileşim uygulamalarının ne kadar ilginç olabileceğini gösterirken, aynı zamanda insanın zamanını ve aktif ilgisini blok olarak talep eden uygulamaların nasıl zorlanabileceğini de ispatladı. Clubhouse’u bu anlamda yeni bir etkileşim biçiminin beta sürümü olarak görmek gerek. Tıpkı mobil canlı yayıncılığın temelindeki Meerkat gibi… Clubhouse’un Türkiye’deki hızlı popülaritesinin temelinde ‘davetiye’ merkezli lansman stratejisinin büyük etkisi oldu. Sosyal medya penetrasyonu yüksek ülkemizde dışarıda kalma korkusu uygulamaya duyulan merakı da zirveye taşıdı haliyle.

“Söz uçacak kayıt kalacak”

Özgür Alaz / Girişimci, Dijital Strateji Danışmanı

İnovasyon hızı yarışıyor. Clubhouse hayatımıza girdiği anda Facebook ve Twitter’ın onu nasıl kopyalayacağı konuşulmaya başlandı. Çok geçmeden yaptılar da… Unutulmamalı ki “network etkisi çift” yönlü çalışıyor. Network’teki paydaş sayısı arttıkça, networkun değeri üssel şekilde artar. Aynı şekilde, paydaş sayısı azaldıkça da değer üssel şekilde azalıyor. Ve yine unutulmamalı ki “Söz uçar, kayıt kalır”. Snapchat de ilk çıktığında, 24 saat içinde yok olan içerikler olarak lanse olmuş, sonra bambaşka bir dünyaya dönüşmüştü. Clubhouse’da da üretilen onca değerli içeriğin kayıtta kalması, Clubhouse’un değerini artıracaktır.

“Yapılan işler “media first” deneyler olarak kaldı”

Volkan Budak / PepsiCo Dijital Strateji, Transformasyon ve İnovasyon Pazarlama Müdürü

Clubhouse’un düşüş trendinin altındaki nedenleri kesin bir şekilde adreslemek çok zor olsa da çeşitli tahminler yürütülebilir. Hava koşullarının düzelmesiyle ev dışında geçirilen zamanının artması, pandemi sınırlamalarının global olarak gevşemiş olması, insanların sokaklara, tatillere çıkmaya başlaması durumun sosyal boyutu… Diğer yandan sosyal ağın sahip olduğu davet mekanizması ve katılımın çok uzunca bir süre sadece iOS kullanıcılarına sınırlı olması gibi teknik nedenler de göz ardı edilemez. Tüm bunlar Clubhouse’un oldukça uzun sayılabilecek bir süre belli bir kitle içinde sınırlı kalmasına, yeni kullanıcıların sosyal ağa dahil edilememesine yol açtı. Tüm bunlar yaşanırken rakipleri hızlı bir şekilde aksiyon almayı başardı. Bunların hepsi elbette spekülatif varsayımlar.

Duruma pazarlama perspektifinden baktığımda ise platformu ve kullanıcısını tam olarak anlamadan, elinizde yeterli datalar olmadan, stratejik yaklaşımlar geliştirmenin zor olduğunu söyleyebilirim. Bunlar olmadan da yapılan işler bütünleşik yaklaşımlar yerine tekil “media first” deneyler olarak kalabiliyor.

Clubhouse Hakkında Kısa Kısa

  • 2020 yılının Nisan ayında açıldı.
  • 2020 Aralık ayında 600 bin, 2021 Mayıs ayında 6 milyondan fazla kayıtlı kullanıcı sayısına ulaştı.
  • 180’den fazla organizasyon ve yatırımcıdan yatırım aldı.
  • Değeri bir yıl içinde (Mayıs 2020 – Mayıs 2021) 100 milyon dolardan 1 milyar dolara ulaştı ve Snapchat, Uber gibi unicorn’lar arasına girdi.
Paylaş

Benzer Yazılar

Netflix: Sinema ve DVD Alışkanlıklarını Değiştiren Devrimci Platform

Herkesin sinemalara gittiği, DVD satın aldığı bir devirde Netflix nasıl tüm alışkanlıkları değiştirdi? 1997 senesinde,...

2 Temmuz 2023

Devrimin Habercisi: Apple Vision Pro

Yapay zekanın hayatımıza etki eden birçok noktasından bahsettik. Chat-GPT, oyunlar vs. derken bir de yapay...

6 Haziran 2023

Yapay Zekanın Oyuna Etkisi: Sanal Gerçekliğin Zirvesi

Yapay zeka (AI), oyun endüstrisini çeşitli şekillerde değiştiriyor. AI, daha gerçekçi, zorlu ve ilgi çekici...

2 Haziran 2023

Beraber Çalıştığımız Markalar

Bi' merhaba deyin

E-posta gönderin veya iletişim formumuzu doldurun.
Size en kısa zamanda dönüş yapalım.

İletişim formu